 |
BASINDA YER ALAN HABERLER |
|
ÖÐRENMEYÝ ÖÐRENME (http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=100413 25.09.2006 tarihli STAR Gazetesi) |
|
Okulu ile baþý dertte olanlarýn yardým taleplerine karþý getirilen en yaygýn öneri þuydu; ‘daha çok çalýþ!’ Son 20 yýlda bu söylem deðiþti. Moda haline getirilmiþ yeni slogan ise þu; ‘öðrenmeyi öðren!’
Beyaz Nokta® Geliþim Vakfý Baþkaný Týnaz Titiz, bu her iki önerinin de ‘ne yazýk ki’ altýnýn boþ olduðunu, ‘doðru fakat iþe yaramaz’lýðýný savunuyor. Bilginin, diðer üretim faktörleri yanýnda ‘tamamlayýcý’ vasfýnýn ötesine taþarak bizzat kendi baþýna üretim faktörü haline gelmesi, bilgi edinme ve öðrenme gibi kavramlarý, yeni baþtan düþünmemize yol açtý.
Daha fazla bilgi üretip daha fazlasýný tüketir hale gelince, yeni ekonomik düzenin çarklarýný çevirebilmek adýna, öðrenme becerisini geliþtirme, iddialý uluslarýn derdi halini aldý.
Bu noktada ülkemizin saygýn sivil toplum örgütlerinden Beyaz Nokta® Geliþim Vakfý, yayýnlarý ve etkinlikleriyle bu iþi kendine görev edinmiþ durumda. Ýstanbul’da düzenledikleri sempozyumu dün yazmýþtým. Bugün de hayati önem taþýdýðýna inandýðým bazý noktalarý aktaracaðým:
Düþünün kiþiler dünyaya -kalýtsal miraslarý nedeniyle-, kendi ayaklarý üzerinde durabilmeye programlý olarak gelirler; duramayanlar yok olur ve yine durabilenler kalýr. Bunu da ‘öðrenme’ yoluyla yaparlar. Bu onlarýn o denli hücrelerine iþlemiþtir ki, yaþadýklarý her saniye bedenleriyle, tek tek organlarýyla, akýllarýyla ve ruhlarýyla öðrenirler. Bu o denli doðaldýr ki hiç kimse bunun ‘öðrenme’ olduðunu düþünmez bile.
Bu doðallýðýn ardýndaki güçlü neden, varlýðýný sürdürebilmek için duyduðu ‘ihtiyaç’týr.
Eðitim kurumlarý ise -tarih boyunca- egemen kýlýnmýþ doðrularý benimsetmek amacýna sahiptir. Bunu ‘öðretme’ yoluyla yaparlar, çünkü ardýndaki neden ‘bireysel ihtiyaç’ deðildir. Bunun yapýlabilmesi, genetik mirasýn (öðrenme) bastýrýlýp kontrol altýna alýnabilmesine baðlýdýr. Bu -bir ölçüde- anlaþýlabilirdir. Ama ya ölçü kaçarsa! O durumda zamanla, öðrenebilme yeteneðinin donmasý, onun yerini ‘öðretilme baðýmlýlýðý’nýn almasý kaçýnýlmazdýr.
Ýþte, bize olmuþ olan budur! Buna ‘öðrenilmiþ çaresizlik’ deniliyor!
Öðrenilmiþ çaresizliðe düþmüþ: Lise ve üniversite mezunlarý, kadýn ve erkekler, kentililer ve köylüler, þirketler ve grup þirketleri, sektörler, ve bütün bir toplum. Okul-aile-toplum etkileþerek baðýmlý, zayýf, muhtaç insan yetiþtiriyor.
Beyaz Nokta® Geliþim Vakfý’nýn bu aþamada bir iddiasý var: Bütün bunlar karþýsýndaki iddiamýz, donmuþ genetik mirasýmýz olan öðrenebilirlik yeteneðimizin tekrar harekete geçirilebileceðidir. Ancak böylelikle, ayakta durabilmek için: Torpil aramayan gençler, eðri yollara sapmak durumunda kalmayan bireyler, kendisine istisna yapýlmasýný beklemeyen þirketler mümkün olabilir. Ya da daha kýsacasý: Ayakta duramayan bireylerden oluþmuþ, ayakta durabilen bir toplum olamaz. Türkiye medeni toplumlarla arasýndaki açýklarý, kendi doðrularýný ‘öðreterek’ deðil, bireylerin kendi ihtiyaçlarýný ‘öðrenmeleri’ne ortam hazýrlayarak kapayabilir. ‘Bugün gençlerin 1 numaralý sorunu nedir?’ denilse cevap þu olmalýydý: Kendi ayaklarý üzerinde duramamak, çeþitli ‘protezler’ peþinde koþmak/belki de koþmaya mecbur kalmak! Ayakta duramamanýn pek çok türü var: Ýþsizlik, bu ‘kendi ayaklarý üzerinde duramamak’ hastalýðýnýn semptomlarýndan yalnýzca birisidir. Gençlik yýllarýnda iþsizlik olarak ortaya çýkan bu hastalýk, baþka alanlarda, mesela: Eðitim yaþamý sýrasýnda kopya çekmek, çalýþma hayatýnda yardýmla yükselmek, iþ hayatýnda teþvikle ayakta durabilmek, toplum olarak sürekli kurtarýcý beklemek gibi formlarda ortaya çýkýyor. Ama hastalýk hep ayný: Kendi ayaklarý üzerinde duramamak! Terör örgütlerine tetikçilik yapanlarýn çoðu da, ayaklarý üzerinde duramayanlar arasýndan yerli-yabancý profesyonellerce aldatýlan kiþilerdir. Buradan basitçe þu 2 sonuç çýkarýlabilir: Nüfusumuzun önemli bir bölümü protez kullanýcýsý ya da en azýndan arayýcýsýdýr. Bu eðrilikle baþa çýkabilmek Için öncelikli önlem, insanýmýzýn kendi ayaklarý üzerinde durabilme becerisinin geliþtirilmesidir.
Týnaz Titiz, ‘Türkiye’nin terör mücadelesinin silahsýz ayaklarýndan birisi bu olsun’ diyor. Türkiye’nin iþsizlikle mücadele politikasýnýn ayaklarýndan birisi de bu vizyon olsun.
Eðer yüksek öðrenebilirliðimize ve her sorunun öðrenmekle baðlantýlý olduðuna ikna oldu isek: Kim nerede uygulayacak ise, orada bir eðitim merkezi bulunup yerel imkanlarla bu iþe uygun hale getirilebilir. Merkezi fonksiyonlar için küçük meblaðlar da bir þekilde bulunur. Böylelikle tüm Türkiye’yi ayaða kaldýramaz mýyýz?
Mevcut insan yetiþtirme sistemimiz ‘eðitim’, ‘eðmek’ eylemine dayanýyor.
Yeni paradigma ise: dik durdurmak (kendi ayaklarý üzerinde dik durdurmak)
Zaten yabancý dildeki eðitim sözcüðü karþýlýðý olarak, ‘Education (ëdücere) dik durdurma’ kullanýlmasý ilginç deðil mi?
|
|
AYAKTA DURMAK (http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=100321 24.09.2006 tarihli STAR Gazetesi) |
|
Öðrenme yoluyla ayakta durmak... Beyaz Nokta® Geliþim Vakfý’nýn Ýstanbul’da düzenlediði sempozyum, bu adý taþýyor.
Dün Ýstanbul’da biraraya gelen insanlar, insanýn en temel becerisi olan ancak zaman içinde unutturduðumuz öðrenme becerisini, yeniden hatýrlatabileceðimizi savunuyor. Ve bir kez hatýrlayýnca da kendi mucizemizi gerçekleþtirebileceðimizi...
Vakfýn Baþkaný Týnaz Titiz, ezbersiz eðitim kavramýyla anýlan bir isim. Dünkü sempozyum vesilesiyle biraradayýz ve anlatýyor: ‘Aslýnda bir þey icat ettiðimiz yok. Yaptýðýmýz bir tür sosyal antopoloji gibi. Ýnsanlarýn üzerindeki ölü topraðýný aralamak ve onlarýn ayaða kalmasýný saðlamak.’
Ýnsanýn kaybettiðini bulmasý, bana çok eski bir bilgelik sözünü hatýrlatýyor: Kendi hayatýnýn dilencisi olmak veya darý ambarý üzerinde açlýktan ölen tavuðun dramý...
Beyaz Nokta® Geliþim Vakfý iþte bu noktada, ‘sorun üreten, iþsizliði yenemeyen, sürekli kurtarýlmayý bekleyen, baþkasýna baðýmlý, eðitilmeyi kaderi sayan’ kalabalýklarý bu tavuðun dramýndan kurtarabileceðini söylüyor.
Geliþtirdikleri ‘Öðrenme Devrimi’ yaklaþýmýyla, özellikle gençlerimizin kendi geleceklerini belirlemede baþkasýna baðlýlýk zincirini kýracaklarýný iddia ediyorlar. Bundan önceki kiþisel geliþim projeleri ve ezbersiz eðitim denemeleriyle, böyle bir iddianýn ardýnda duracaklarýný da gösteriyorlar.
Dünkü sempozyumun ana temasý, ‘gençlerin öðrenebilirliklerini harekete geçirmek’ olarak belirlenmiþ.
Niþantaþý Fevziye Mektepleri Vakfý’ndaki salonda sivilden ziyade askerler ve askeri öðrenciler var. Týnaz Titiz, özellikle terörle mücadelede, gençlerin terör örgütlerine muhtaç hale gelmemesi için de bu gençlerin eðitilmesinin önemine vurgu yapýyor.
Öðrenme yoluyla ayakta durma konusunda verilen örnekler, askerlikten iþ hayatýna dek her alanda çarpýcý sonuçlar taþýyor. Ýnsanýn öðrenmeye son verdiði andan itibaren baþýna gelen belalarý görebilmek için tarihe bakmaya gerek yok. Kendi hayatýmýz içinde de pek çok sorunumuzu, bir ‘öðrenememe beceriksizliði’ olarak tanýmlayabildiðimizi farkediyoruz.
Þimdi Vakýf, pek çok küçük çaplý ve yöresel deneme sonucunda oluþturulan bu yaklaþýmý, tüm Türkiye’ye yaymak gerektiðini toplumun dikkatine sunuyor. Yapýlacak olan, yörelerinden seçilmiþ, öðrenmeyi öðrenmiþ moderatörler yaratarak bunlarla birlikte yerel yönetimler veya benzeri sivil toplum örgütleri yada eðitim kurumlarý aracýlýðýyla daha fazla genç insana ‘ayakta durma’ becerisi kazandýrabilmek.
Ýlk adýmý atan bazý cesur okul örneklerine baktýðýmýzda aslýnda sorunlarýný çözmede kendi öðrenme becerisi harekete geçirilmiþ ve mevcut eðitim sisteminin unutturduðu bu ‘nükleer gücü’ tetiklenmiþ insanlarýn, iþ bulmada, sorunlarýný çözmede veya daha fazla katma deðer üretmedeki baþarýlarý göz kamaþtýrýyor.
Ýnsan aslýnda, öðrenmeyi kesince hasta oluyor. Buna ‘sürekli öðrenen hücrelerimiz’ de dahil. Kimsenin yardýmý olmadan öðrenebilme kavramý ise yeni bir bakýþ açýsýný temsil ediyor. Ýþte bu noktada Beyaz Nokta® Geliþim Vakfý’nýn katma deðeri ortaya çýkýyor.
Ýnsaný bu alanda yüreklendiren yaklaþýmlarý, verdikleri örnekler, yaptýklarý pilot uygulamalar ve elde ettikleri sonuçlar gözönüne alýndýðýnda insan doðal olarak soruyor; neden olmasýn!
Dünyaya baktýðýmýzda hiçbir ulusun ‘muhtaç insanlara ihtiyaç duymadýðýný’ görüyoruz. Dünya, bir þekilde bu muhtaç insanlardan kurtulmak istiyor. Hiçbir ulus, böylesi muhtaçlýklarýn yükünü almak istemiyor. Öðrenme yeteneði harekete geçirilmiþ uluslarýn ise muhtaç olmaktan hýzla kurtulduðu da küredeki örneklerden anlaþýlýyor.
Bir kez ‘doðuþtan öðrenme makinesi’ olduðumuzu keþfedince de hayata sorulmuþ doðru sorular sayesinde hayatýn çok dar bir alanýna sýkýþtýðýmýzý farkediyor ve ihtiyaçlarýmýz doðrultusunda bu alaný geniþletebileceðimizi farkediyoruz.
Beyaz Nokta® Geliþim Vakfý’nýn ne yapmaya çalýþtýðýný, kendi web sitelerinden incelemeyi öneriyorum. Belki de þimdiye dek kendimize ve hayata soramadýðmýz doðru sorumuzu, bu sayede keþfedebileceðiz.
Dün bu sempozyumdan çýkarken dinlediðim insanlarýn sözlerinden ve izlediðim sunumlardan sonra zihnimde oluþan cümle þu oldu: Çaresizseniz; çare, sizsiniz!
|
|
|